Yazar: Mustafa BAŞAR
Yönetim Danışmanı
Çare de Çözüm de Zihnimizde!
Borç sarmalına girmiş ve umutsuzluğa kapılmış genç bir işadamı birgün arka arkaya alacaklıların telefon aramalarından iyice bunaldıktan sonra nefes almak için ofisten çıkar ve parktaki bir bankın üzerine oturarak, başını iki elinin arasına almış kara kara şirketini iflastan nasıl kurtarabileceğini düşünmeye başlamış. Tam bu sırada, önünde şapkalı ve pardesülü yaşlı bir adam belirmiş ve bankta yanına oturarak, “Seni bir şeyin çok rahatsız ettiğini görebiliyorum evlat” demiş. İşadamı, yanındaki yaşlı adamın yüzüne bile bakmadan, mutsuz ve umutsuz bir şekilde içinde bulunduğu durumu anlattıktan sonra, yaşlı adam “Sanırım sana yardım edebilirim” demiş ve işadamının adını sorduktan sonra adına bir çek yazmış. Yazmış olduğu çeki işadamının eline tutuştururken; “Bundan tam bir yıl sonra bugün, yine bu bankta benimle buluşup bu parayı bana geri öde” diyerek hızla oradan ayrılmış.
İşadamı, yüzünü bile tam göremediği, teşekkür dahi edemediği adamın arkasından şaşkınlıkla bakarken, gözü elindeki 10 Milyon Liralık çeke takılmış; ülkenin en zengin işadamlarından birisi tarafından yazılmış olduğunu görünce gözlerine inanamamış. “Bu para an itibariyle bütün sorunlarımı çözebilir” diye düşünerek çeki hemen bozdurmak yerine, bir süre kasasında saklamaya karar vermiş çünkü o çekin elinin altında olduğunu bilmek, kendisine uzun bir süredir yaşayamadığı rahatlık ve güven dolu bir huzur hissettirmiş. İşler çok daha kötüleşirse bu çeki nasıl olsa bozdurabilirim diye düşünmüş. İşte bu iyimserlikle işlerine çok daha farklı bir bakış açısıyla yaklaşan işadamı, o günden itibaren işlerini yoluna koymaya başlamış, önemli büyük satışlar yapmış, borçlarının da tamamını ödemiş. Kısa bir süre önce iflasın eşiğinde olan şirketine başarı üstüne başarı kazandırmış. İşin garibi, o çek hala kasasında bozdurulmamış olarak duruyormuş!
İşadamı tam bir sene sonra, cebindeki 10 Milyon Liralık çeki bozdurmadan iade edebilmenin ona verdiği tarifsiz gurur ve mutluluk hissi ile aynı parka, aynı gün ve saatte yaşlı adamla buluşmaya gitmiş. Yaşlı adam da sözleştikleri gibi gerçekten bir yıl önce oturdukları bankın oradaymış! Genç işadamı, elindeki çeki yaşlı adama tam uzatırken, telaş içinde bir hemşire koşup yanlarına gelmiş; “Sonunda seni buldum” diyerek yaşlı adamın koluna girdikten sonra genç işadamına dönerek, “Umarım sizi rahatsız etmemiştir” demiş. “Yıllardır evden kaçıp, kendisini insanlara ünlü filanca işadamı olarak tanıtıyor. Aslında o sıradan biri ve elinizdeki çek de karşılıksız” diyerek açıklama yapan hemşire, yaşlı adamla birlikte oradan uzaklaşmışlar.
Bütün bir yıl boyunca bu karşılıksız çeke güvenerek pek çok iş başarmış olan genç işadamı bankta bir süre hareket dahi edememiş. Aslında hayatını değiştiren şeyin, bir yıl önceki o günlerde çok ihtiyaç duyduğunu sandığı para olmadığını, son bir yıl içinde elde ettiği bu mucizevi başarının kaynağının, tamamen kendisine duyduğu özgüven ve içindeki güçten geldiğini anladıktan sonra, gökyüzüne bakıp sadece gülümsemiş!
Ya sizin başarılı olmak için gerçekten neye ihtiyacınız var? O ihtiyacınız olan şeye sahipmişsiniz gibi davransanız ne kaybeder, ne kazanırsınız? Hatırınızda tutun, çoğu zaman birçok derde çare de birçok probleme çözüm de zihnimizde!