Saygı, statüden önce gelir.
Hz. Ömer’in Kudüs’e gidişiyle ilgili geleneksel tarih anlatılarında, halifenin yanında yalnızca bir yardımcısı ve bir deve bulunduğu aktarılır. Yolculuk boyunca deveye nöbetleşe binerler: Bir süre Ömer biner, yardımcısı yürür.
Sonra yardımcı biner, Ömer yürür. Tam Kudüs’e yaklaşırken sıra yardımcısındadır. Yardımcı, “Ey Müminlerin Emiri, sen bin; Kudüs’e seni bekliyorlar” diyerek yer değiştirmeyi teklif eder. Hz. Ömer ise kabul etmez. Çünkü anlaşmaları bellidir: sıra onundur.
Böylece İslam ordusunun halifesi, Kudüs’e girerken devenin üzerinde değil, deveyi yürüterek ilerler; yardımcısı ise devenin üzerindedir. Bu anlatı İslam tarihçiliğinde Hz. Ömer’in adalet ve tevazu anlayışının sembollerinden biri olarak aktarılır.
“Ben halifeyim, sen hizmetçisin; dolayısıyla benim daha rahat etmem gerekir.” demiyor. Tam tersine: “Senin hakkın olan konfordan, makamım nedeniyle mahrum kalamazsın.”diyor.
Bir insana saygı duymak için, onun kim olduğunu öğrenmek zorunda değiliz. Eğitimini, unvanını, makamını, gelirini, çevresini ya da toplumdaki konumunu bilmeden de saygı duyabilmeliyiz.
Çünkü statü değişkendir, insanlık kalıcıdır.
Bugün CEO olan biri, yarın o makamda olmayabilir. Bugün büyük bir şirketi yöneten biri, yarın bambaşka bir hayatın içinde olabilir. Bugün sıradan gördüğümüz bir insan ise yarın çok önemli bir başarıya imza atabilir.
Ama bütün bunların ötesinde bir gerçek var:
Bir insanın değerli olması için önemli bir makama sahip olması gerekmez.
Ne yazık ki birçok kişi insanlara, kendilerine ne sağlayabileceklerini öğrendikten sonra değer veriyor.
Oysa gerçek karakter; güçlü insanların karşısında nasıl durduğumuzdan çok, bize hiçbir fayda sağlayamayacağını düşündüğümüz insanlara nasıl davrandığımızda ortaya çıkar.
Bu nedenle saygıyı bir “statü karşılığı” değil, bir karakter standardı haline getirmeliyiz.
Kiminle konuştuğumuzu bilmeden de nazik olalım.
Hikâyesini bilmeden de değer verelim.
Nereden geldiğini bilmeden de saygı gösterelim.
Çünkü insanın makamı değişebilir,
geliri değişebilir,
unvanı değişebilir,
konumu & statüsü değişebilir.
Ama “insan olmak”, bütün bu sıfatlardan önce gelir.
Mustafa BAŞAR