Makaleler

Yazar: Mustafa BAŞAR
Yönetim Danışmanı

Sessizlik tehlike çanıdır!

Bugüne kadar edindiğim tecrübelerim ve gözlemlerim neticesinde boşanmış, ailesi dağılmış kişilerin en az bir ortak özellikleri olduğunu keşfettim. İstisnasız tamamının ilişkisinde, zaman içerisinde eşlerden birisi sessizleşmiş, duygu ve düşüncelerini paylaşmaz olmuş! Atalar boşuna dememiş, “tartışma bir ilişkinin tuzu biberidir” diye. Dozunda ve saygı çerçevesinde yapıldığında, küçük anlaşmazlıkların ilişkiyi monotonluktan kurtarıp bağları güçlendirdiğini ve sorunları çözmeye yardımcı olduğunu biliyorlarmış!

Dünyanın hemen heryerinde, aynı şirketteki çalışanları aile olarak tanımlama eğilimi vardır. Her sağlıklı ve güçlü ailede olduğu gibi, çalışanlarını aile olarak tanımlayan şirketlerin de güçlü ve sağlıklı bir iletişim ortamı tesis etmesi gereklidir. Bir şirkette çalışanlar susuyorsa, şirketin sahibi veya üst yönetimi bu durumdan endişe etmelidir.

Şirketlerde “işlerin daha iyi yapılmasına giden yol”, o işleri yapmakta olan çalışanların, “daha iyi nasıl yapılabilir” sorusu üzerine bizzat düşünmelerinden geçer. Şirketini ve işini seven bir çalışan, işini daha iyi yapmaya odaklanır. Şevkle ve odaklanarak çalıştığı işiyle ilgili olumsuz bulduğu ya da farklı düşündüğü bir husus varsa elbette itiraz eder, kendi düşüncelerini paylaşarak, “gerçekte doğru olan için” fikren mücadele eder. Peki, bu mücadele ne kadar zaman sürer? Çalışanın şirketine ve işine olan şevki bitene kadar! Artık kendisine “kulak verilmediğini”, düşüncelerine önem gösterilmediğini fark ettiğinde sessizleşir. Çalışanların sessizleştiği gün, bir şirket için artık işlerin ters gitmeye başladığı gündür. Sessizlik tehlike çanıdır! Lütfen kendinizin, şirketinizin, işinizin , ulusumuzun ve ülkemizin selameti için çalışanlarınıza kulak verin!